6 Mayıs 2009

Bahar geldi





Seyitbilal yolunda kurulan renkli bir panayir

yol kenarında amerikan bezi çuvalların içinde satılan keçiboynuzları

ucuz ama rengarenk plastik oyuncaklar, toplar

şayet hafta içi ise, annesi işte olduğundan yollara dökülen kalabalığı imrenerek balkondan izleyen

iki kız kardeş

ipe dizilmiş kurutulmuş kestaneler - kuru kuru yemeye çalışırken dişini kırma ihtimalin oldukça yüksek olan-

piknik kıvamında geçirilen bir gün

çaput bağlanan ağaçlar

evin dışına yerlere, merdivenlere, pencere kenarlarına çizilen, yazılan dilekler

baharın müjdecisi narin kır çiçekleri


Çoçukken herşey ne kadar da sihirliydi, bu sene - nedense - bir dilek dahi dilemedim, acaba dilesemiydim diye düşündüm ama ne dileyeceğimi bulamadım, gerçekten...





1 yorum:

melo dedi ki...

ne güzelde tarif etmişsin hıdırellezi sinop'ta biz cocukken ona tekke derdik.ama biz bu gün gene tekkeyi kutladık zira tekkede zeytinyaglı yaprak sarması kuru yemiş(özellikle keci boynuzu,kurutulmuşkestane,incir,üzüm)sinopa has tekke kurabiyesi yapılırdı diyorum artık yapılmıyor onlar anılarda kaldı .tatlım beni bu gün 40 yıl gerilere o günlerdeki coşkulu yaşamımı hatırlattıgın icin cok cok teşekkür ederim.senin kızın da sana böyle sevinecegin ve mutlu olacagın günleri hatırlatmasını canı gönülden dilerim.melo